watching the english

Cuma, Nisan 22, 2016

watching the english'i okuyorum da, gerci cok yavas gidiyor ama ilk iki bolumden 2 highlight:
1-) Ozellikle kadinlar arasinda, yapilan komplimana yine komplimanla cevap vermemek, sadece tesekkur etmek cok kaba bir seymis ama Ingiliz degilsen excusable. Erkekler cephesinde kompliman yok ama kullandigi seyleri saka ile karisik bir asagilama veya tam tersi yuceltme muhabbeti oldugunu soylemis yazarimiz, artik o kadarini da erkekler soylesin. Ben sigir gibi herkese thanks dedim bunca senedir, geriye kompliman dondurme zorunlulugundan habersizdim! Artik biraz daha yaratici olmam lazim grin emoticon you look great diyenlere, oh look at you! falan derim artik.
2-) Sosyal bir rule of distance oldugunu zaten Ingiltere'de yasayan herkes biliyor. Insanlarin birbirleri ile ilgili bilgi almak icin kullandigi kodlu konusmalar varmis. Mesela nerede yasiyorsun? diye sormak yerine, kendinle ilgili bir ip ucu verip adamin acilmasini beklemek. Misal is arkadasina, nerede yasiyorsun diye lok diye sormak yerine, "sabahlari a14 trafiginden yildim, vallahi!" diyerek kendin a14'i kullandigini belirterek, ondan da ufak ufak bilgiler alarak tume varim, ingilizlerin yontemi. Ben ilk geldigimde paldir kuldur soruyordum, bir iki kere karsimdakinin rahatsiz oldugunu hissedince hic sormamaya baslamistim, ve su anda beni bu bahsettigim yontemle sogan gibi tabaka tabaka soyanlar oldugunu hatirlayip guluyorum smile emoticon
Abi, olsun o kadar tanisali 5 dakika oldugu halde 'Neden hala cocuk yapmadiniz siz' diyen insanlarin oldugu bir ulkeden geliyoruz. smile emoticon
Gercekten keske bu kitabi ingiltere'ye ilk tasindigimda okusaymisim. yeni gelenlere el kitabi olarak verilmeli. Socially awkward olmama recetesi !


smile emoticon

You Might Also Like

1 yorum

en derin düşüncelerini dök bebeğim