Ana içeriğe atla

1 haftasonuna 4 etkinlik - dinlenmek mi? o da neymis.

Her guzel seyin bir sonu varmis demek!

Nihayet Proje ofisinde altin gunleri yapmaktan kurtuluyorum dostlar!

Oturma planlari degisiyor, ben de nihayet diger yazilimcilarin yaninda oturacagim. Negatif enerjiyi nasil yigdiysam, ben odada kaliyorum, Yani su an oturdugum ofiste herkes gidiyor, ust kattaki ofislerden birine. Ust kattaki diger ofislerden birinden de, yazilimcilar geliyor. Nihahahahah!

Bu odada en sevdigim olan adam Bernard gidiyormus :( Simdi onun anlattigi muhtesem hikayeleri kim anlatacak? Agzini yaya yaya Konusan Stephie mi? Tek yaptigi masasinin cevresinde X veya Y erkek umutla ciftlesme dansi yaparken gulumseyerek kafasini saga sola yatiran Ceni mi? Peh!

neyse, yazilimcilarin arasinda da renkli tipler vardir elbette.

Bu arada, yeni kesfim, Brezilyali calisma arkadasim Enerton'un bir yazar olmasi! Kendisi bir polisiye kitap cikarmis, simdi ingilizce'ye cevrilmis ve onumuzdeki ay UK'de de satisa cikacakmis. Allaaaaaaaah gel bakayim sen buraya diye bir cektim ben bunu kenara. Kitaplar benim olayim bebeyim, hemen soyluyorsun kitabin adini sanini, kitap cikinca, aliyor okuyorum. Kitabini promote etmek icin fikir ister misin? dedim. Istedi. Ben bir basladim. En son frenim patladi sarampole yuvarlandim sanirim. Civar town'larin literary festivalleri, Crime Reader Association Group, aklima gelen butun Independent Bookshoplarin adini saydim kontak kursun diye.

Ya dedim ki, benim Ingilizce romanim cikacak olsa, inan bir banner giyer sokaklarda kosardim. O derece. Kendisini o gunden beri gormedim. (Odadan tasinmisti cunku)
Umarim manyak oldugumu dusunmuyordur...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Blogunuza gelen ziyaretçilerin ip'sini ve nereden geldiğini öğrenmek

Blogger in ziyaretçi iplerini veren ve takip eden bir sistemi olmadıgından, blogumuza kim girmiş çıkmış görmek ve bazen yorumcularımızın nerelerden oldugunu anlamak için Statcounter isimli bir siteyi nasıl kullanacagımızı anneye anlatır gibi anlatıyorum bugun :)



Öncelikle statcounter'a üye(register) oluyoruz.


yukarıdaki imajda üye olurken çıkan ekranı görebilirsiniz.. Registration bittikten sonra alttaki ekran çıkıyor

aynen devam ediyoruz

yukarıdaki ekrana gelince, bilgileri doldurun, ortada büyük okla gösterdigim alanları default bırakıp next ile bir adım sonraya geçin.. web site title blogunuzun başlıgı, url ise adresi olaranzii. next ten sonra






















buraya statcounter sayfasında çıkan kodu yapıştırıyoruz ve save diyoruz! artık sayfamıza eklendi.
şimdi counter sayfamızda.. istatistiklere bakmak için de statcounter sitesine kullancı adı ve şifrenizle giriş yapın. yalnız tabi ki bir süre beklemeniz gerekecek :D


giriş yapınca zaten biraz evvel yaratmış oldugumuz blog profilimiz görünecek.  yukarıd…

ingiltereye geldim, nerelerden alışveriş edeyim?

Yavrucuklar, ister tatil ister iş amacı ile gelmiş olun, ingilterede alışveriş edecekseniz bu mağazalara muhakkak gidin! tamam son günlerde pound aldı başını gitti ama olsun. çok ucuz şeyler bulunabiliyor. Bargain hunterınız meröp, sizin için ayakları ramazan pidesi kıvamına gelesiye dek gezdi, araştırdı. Dev hizmet!

TK MAXX


Tk maxx acayip bir yer. 185 poundluk deri çantayı 45, 135 poundluk tommy hırkayı 35 pounda alabiliyorsunuz. Gözlük, kadın-erkek giyim, çanta, ayakkabı , parfüm, tencere, çarşaf vs.. bulmak mümkün. Çözemedim, nasıl bu kadar ucuza satabiliyorlar. 10 pounda converse aldım geçen hafta, aynısı 100 metre ötede başka bir mağazada 55 pound.

Diesel, D&G gibi  markaların güneş gözlüklerini %70 indirimle alabilmek mümkün. Ancak şöyle bir kusuru var: kapanın elinde kalıyor. yani bir kaç kere alsam mı almasam mı karar veremedim, dur yarın gelirim şuraya da bakarım diyecek oldum ve sonra bir daha bulamadım alacağım şeyi. yani herşeyden en fazla 2 tane oluyor. buldun mu alaca…

Arı Maya Dosyası: Yıllardır cevap bulamamış soruyu yanıtlıyoruz

Blogumuz ne kadar yogun bir gündemi olsa da, halk için çalışıp çabalamaya, yıllardır cevabı bulunamamış ve dimağlarımızda battal boy çöp torbası gibi sıkışmış duran sorulara yanıt aramaya devam ediyor.

Yine karşınızda bomba gibi kanıtlarla yeni bir dosyamız var. ARI MAYA

Arı maya kız mıydı? yoksa Erkek mi?

pek çogumuz çocukken tanıştı arı maya ile.. çizgi filmini izlemeyenler dahi kokulu arı mayalı silgilerle başladı eğitim hayatına. gelecegin doktorlarını mühendislerini yetiştiren bu silgiler, aslında çocuklarımız için büyük bir tehditti. neden mi? çünkü Arı maya kız mı erkek mı belli degildi de ondan!!!

Ama merak etmeyin.. eskilere -yani bize- olan olmuşsa, ahlak yönünden büyük bir darbe yemişsek de yeni nesillere bu kaosu yaşatmayacagız.

Gelin beraber inceleyelim.

Resimde gördügünüz gibi kendisi kısa saçlı, feminen olmayan patates gibi bir suratı var. ayrıca bodur ve yerden bitme oldugu kadar tıknaz ve dobican. çemçük agızını da unutmayalım!

işte bütün bu özellikleri bir araya topladıgımı…