Amsterdam!

Salı, Şubat 16, 2016



Amsterdam'a Aralik 2015 yani yaklasik 2 ay once gittik. Christmas tatili icin.
Oncelikle sunu soyleyeyim, Amsterdam'daki havalimani kadar guzel havalimani gormedim ben. Bir suru alisveris imkani sunmasi, ve asiri temiz olmasi gonlumu celdi. Ayrica cok da guzel suslemislerdi.

Neyse... Amsterdam'da maalesef hic duzgun resim cekemedim. Kamerasi kirik cep telefonumla cektiklerim var sadece. Nedeni mi, Leylek gibi incecik paltoyla gidip hasta olmam. Maalesef hayatimda ilk kez tatilde, koskoca bir gunu iki seksen atesler icinde yatarak ziyan etmis bulundum. Eh, benim esekligim.


Ikinci gun de henuz hala cok iyi hissetmedigim icin pek az gezebildik. Yani aslinda, gider gitmez yataga dustugum icin, 4 gunluk tatilin yarisini yapabilmis gibi olduk.

Agir fotograf makinesini boynumda tasimak istemedim. tum fotograflar cep telefonum ile cekildi.


Kaldigimiz apartmani Airbnb'den bulduk. Ev sahibimiz Niels cok iyiydi. Adamin rating'i yoktu, Airbnb olayina yeni girdigi icin cok heyecanliydi, her seyi son derece ozenli sunmustu. Organik sampuanlar, sabunlar falan! Evi de 2 bed bir evdi. Gerek bulundugu mahalle olsun gerek icinin sade dosenmisligi olsun gonlumuzu fethetti.

Bir dukkan vitrininden Tombikler.  Kendimi gordum!

Bu fotograflarin cogu Amsterdam'in Jordaan denen bolgesinden. Bizim Ne ettigini bilmez mudurler muduru, Amsterdam'a gittigimi duyunca, Ayy Jordeeyyyyn'e git diye tembihledi. (J harfi ile) 8 ay orada yasamis bay Clueless. Evet Amsterdam'a gidince ogrendim ki o Yorden diye okunuyormus. J degil Y. Bir kere daha adamin Clueless'ligi tasdiklenmis oldu benim icin.



Sokaklar, kanallar, benzer tipta apartmanlarla guzel bir sehir Amsterdam. 


Her yerde bisiklet tabi ki bir numarali ulasim, ancak bisikletliler bayagi cesur kullaniyorlar. Bizim yasadigimiz yer olan Cambridge'de de bisiklet 1 numarali tasit ancak Amsterdam gibi olmasi icin 10 firin ekmek yemesi lazim Cambridge'in. Ayrilmis bisiklet yollari, bisikletcilerin/ekipmanlarin ucuzlugu, gonlumuzu fethetti




Sehrin belirli yerlerinde gercekten de Marihuana kokusu sokaklari sarmis durumda. Dolasirken usul usul aldigimiz kokunun esrar kokusu oldugunu dank ettigimizde cok sasirdik :)
Coffee Shoplarin oldugu sokaklar, fosur fosur. Magnet almaya girdigim hediyelik esya dukkaninda ise ciklet gibi sarimlik Ot satiliyordu, belki 60 degisik cesit secenegi ile.

Evini Christmas icin susleyenler pek coktu.




burasi 9 sokak denilen bir bolge. Cok guzel dukkanlar var, ama pahali.




Bot turuna da ciktik. Kesinlikle cikin, cok guzel.

Genel izlenimlerim:

Cok buggy friendly bir sehir degil. Cocukla gezmek zorladi.

Sehir merkezinin az disinda, Yasanacak bolgeleri(banliyo mu denir?) kesinlikle duzenli ve cok guzel.

Cok fazla Turk var, hatta beni Amsterdam icinde, Almanya'daymisim gibi hissettirdi adim basi Turk'e rastlamak.

Dutchlar Ingilizler kadar guler yuzlu olmasalar da, Iskandinav ve Almanlardan daha dost canlisi. Fransizlarin yaninda ise sevgi kelebegi. Kime ne sorsak yardimci oldu, gayet arkadas canlisiydi insanlar, yanimizdaki Kaplan'i seven cok oldu, Cocuklarin basini oksamak falan Ingiltere'deki gibi tabu degil anladigim kadari ile. Cunku Kapis'in basini epey seven oldu!

Herkes Ingilizce biliyor.

Kahveyi begenmedim. Bir kac yerde denedim, ama Ingiltere'deki kadar guzel degil bence kahveleri.

HEMA'ya mutlaka gidin, ozellikle ucuz bisiklet ekipmani ve cocuk oyuncaklari icin birebir (Dutch ve Iskandinavlar bu oyuncak isinde gercekten cok basarililar)

Yemek icmek bayagi pahali. Hatta bana Ingiltere'den daha pahali gibi geldi, ama tabi mantikli bir arastirma yapmadim.

Merkezde Marks and Spencer foodhall var. Ingiltere'de gitmedi iseniz esinti almak icin ugranabilir.

Eger grip olup yataklara dusmesem cok daha renkli bir yazi cikardi, cunku Amsterdam gercekten 'buzzing'  bir sehir. Ama bu kadar oldu artik, tarihime not dusmus olayim...



You Might Also Like

0 yorum

en derin düşüncelerini dök bebeğim