6 Eylül 2013

Oğlumuz doğdu

Oğlumuz Kaplan Serez 22 Ağustos'ta Cambridge Üniversitesi hastanesinde doğdu.

Kendisi ters (breech) olduğu için planlı c-section yapıldı. Ayakları aşağıda, legs crossed, kafa yukarıda duruyordu hazret.

Ameliyatta 3 doktor vardı, bulgar Svet Spinal anesteziyi yaptı, kesme biçme ve çıkarma işlemlerini yapan 2 doktorun biri Pakistanlı Rabia, diğeri ise Yunan Alex.. Ameliyattan önce doktorlar sizinle tanışıp konuşuyorlar. Prosedürü ve riskleri anlatıyorlar, hepsi çok iyiydi. Ameliyathanede doktorların yanısıra 3 kişi daha vardı. Biri baş ucumda durup beni rahatlatıp kafamı okşayan bir kadındı, sürekli konuştu benimle. sanırım midwife idi, o hengamede hatırlamıyorum adı R ile başlayan biriydi, o da kendini tanıtmıştı. Diğer kadın ise ki kendisine Baby Catcher deniyor, bebek çıkınca hemen kapıp silen sarmalayan kişi oluyor kendisi, adı Libby idi.

Bir de asyalı bir eleman vardı, o ne yapıyordu inanın hatırlamıyorum. Bu arkadaşların yanısıra ameliyathanede bir de eşim Memo vardı tabi.

Gönüllü c-section olanları anlamıyorum çünkü bence çok felaket bir şey. Hala çocuğu çıkarabilmek için nasıl çekiştirdiklerini ve özellikle Erkek olan Yunan doktorun çıkardığı sesleri, ikisinin kendi aralarındaki konuşmalarını falan hatırladıkça üzerime fenalık geliyor. Neyse, sonuçta bebek tersse bir seçenek yok. Vakumla çekelim elle çevirelim gibi oldukça bold ve İngiliz öneriler de yaptılar bana ama zorlamanın anlamı yok. Zaten en güvendiğim doktor arkadaşlarımdan biri, sen bence normal doğurmadığın için şanslısın, öyle bir şey olsaydı daha travmatik olurdu dedi.

Breech bebeklerin kafalarının şeklinden breech oldukları anlaşılıyor. Ameliyattan sonra hastanede kaldıgım Lady Mary Ward denen korkunç yerde 2 gece 3 gün boyunca her gelen ebe Kaplan'ın kafasına bakıp 'Breech miydi?'  diye sordu. üstten bakınca patates gibi herifin kafası :D

Hastanedeki o 3 gün korkunçtu. 3. gün zorla bıraktılar. Gece 11 di hastaneden çıkabildiğimizde. Bırakmama sebepleri de tam olarak emziremiyor olmamdı. Normalde hastanede normal dogum yapılan kısım 5 yıldızlı otel gibi, Rosie Birth Unit deniyor oraya. Giren çıkmak istemiyor öyle bir yer. Ama c-section ya da başka herhangi bir müdahalede bulunulduysa, yani forceps ve vakum gibi,  doğuma doktor girdi demek oluyor, bu yüzden Lady Mary ward'da kalmak zorundasın çünkü orası doktorların gelip gittiği bir yer. Oda falan yok, perdelerle ayrılmış bölmeler var, yan tarafımda doğru dürüst ingilizce bilmeyen Sri Lankalı bir kadın vardı, forcepsle almışlar bebeği, inleyip duruyordu. Karşımda da bebeğinin intensive care unit'de kaldığını öğrendiğim çok genç bir kadın vardı, sürekli ağlıyordu. Kaldığım cubicle'in numarası 7E idi. bak onu bile hatırlıyorum. Diğer yanıma 2 kadın geldi gitti 2 günde. ikincisi sürekli kocası ile kavga etti. İlk gece memo'nun kalmasına izin verdiler. Charlotte diye çok güzel genç bir ebe yardım etti bebeği latch etmeme de süt gelmiyordu muhtemelen, sürekli ağladı Kaplan. ikinci gün formul verdiler çocuğa, açlıktan ağlıyor diye. İkinci gece memo'yu dışarı attılar. o kadar ağladım ki, ben bebekle yalnız kalamam, çünkü yaram acıyor çocugu cot'tan kaldırıp tutup yerine koymam mümkün değil. Kısa saçlı yaşlı bir ebe vardı (annem çok sevdi onu) buzzer'ı gösterdi, işte bu bu yüzden burada dedi. Neyse ben de buzzer ile her seferinde çağırdım ve kadın hep ben geleceğim sana diye söz verdi ve geldi de. O gece bebekle beraber 4 saat yanyana uyudum o kadının sayesinde.Cot'un içinden alıp yanıma verdi, yastıkla bir güzel benimle aynı seviyeye getirdi falan. sonra 3. günün sabahı artık eve gitmem lazım dedim. Yaklaşık 20 defa buzzer ile çağırıp söyledik. Henüz düzgün breastfeed edemiyorsun, bir gece daha kal dediler. Hayır! dedim. zaten o korkunç ortamda bırak breastfeed etmeyi insan aklını başına toplayamıyor.
Neyse gece çıktık hastaneden. eve geldik. ama ne korkunçtu. bebek memeleri emmedi. formul verdik yine. ben gittim uyudum. sonra sütüm geldi. dayadık memeyi. Allahım insan sağmal bir ineğe dönüşüyor bebeği beslemek için. Yani akıl karı değil! Normalde daya formulu geç diye düşünürsün ama öyle olmuyor. Uğraşıyorsun. Allah o gücü veriyor yani. Bizim Dıngıl sol memeyi almadı önceleri. Sonra onu pompaladık ettik neyse zorla ağzına tıkıştırdık. Asıl sorun şuymuş ki bizim dıngılın dil bağı varmış. Onu da şu an nasıl halledeceğiz, halledecek miyiz, onları düşünmelerdeyiz.

Yani evlat olayı çok ama çok zormuş. Uykusuzluk en büyük dert. Bazen süt pompalayıp annemle Memo'ya fırlatıyorum ki 3-4 saat uyuyabileyim. Yoksa mik mik 2 saatte bir emzir, insan bazen kafayı sıyıracak gibi oluyor uykusuzluktan. Hatta bazen saatte bir emmek istiyor buna Cluster feeding deniyormuş, o zaman kıçın yere mıhlanıyor üstünde devamlı seni emen küçük dertop olmuş bi tombişle.. O kadar seviyorsun ki onu hiç umrunda olmuyor bütün o çileler. Ama cidden ana hakkı ödenmezmiş yani :D bunu da bizzat yaşadım.

böyle işte, yorgunuz, uykusuzuz, ama çok şükür iyi gidiyor her şey. dün gece ishal oldu bizim herif, onunla uğraşıyoruz şimdi.
:)

8 yorum:

Asortik Krep dedi ki...

Tebrikler,kutlarım :)Zor ama güzeldir anne olmak.Alışacaksınız :) Giderek daha çok seviyor insan.

dedi ki...

haydi geçmiş olsun... Allah güzel günlerini görmeyi nasib etsin. ve sabırlar versin dileklerimle :> :>

Gözde YA dedi ki...

Tebrik ederim sağlıkla büyüsün inşallah. Yazdıkalrınızdan çok bişey anlamadım yalnız keşke daha çok Türkçe yazsaydınız sevgiler

Eren O. dedi ki...

Tebrik ederim, oğlunla ailecek size sağlıklı mutlu ömürler diliyorum:)

Eren O. dedi ki...

Tebrik ederim, oğlunla ailecek size sağlıklı mutlu ömürler diliyorum:)

G.o.D dedi ki...

Uzun, mutlu, sağlıklı, huzurlu ve gönlünüzce bir hayatı paylaşırsınız umarım =)

Adsız dedi ki...

hayırlı uğurlu olsun sağlıklı mutlu huzurlu bi hayatınız olur umarım hep. Analı babalı büyüsün bebekcik. Sevgiler Merop :*

Banyo Suyu dedi ki...

Ahh geldi mi? Haırlı,sağlıklı,uzun ömürlü,analı babalı olsun yavrucak.
İsmine de bayıldım. Adıyla,gücüyle yaşasın.