Ana içeriğe atla

1 haftasonuna 4 etkinlik - dinlenmek mi? o da neymis.

hem italyan hem geek

Calistigim firmada envai cesit manyak oldugunu daha once belirtmistim. Bir nevi reel big bang theory icerisindeyim. Ama tabi o kadar komik ve sevimli degil.
Neyse efendim ben Microsoft urunleri uzerine calistigim icin orulu duvarlarin arasinda motamot sql server'dir sharepoint'dir takilip gidiyorum. Dun 'bunu sharepoint uzerinde implement edebilir miyiz' diyerek iki heyecanli italyan ustume saldirdi.  Pezevenklerde,  ot icmis gibi nasil bir enerji nasil bir mutluluk, goren de isyerinde degil panayirda takiliyor sanacak oyle bir nese ve cosku. (isini bu kadar seven adamlari genetik kopyalama ile cogaltsak ve bizim yerimize onlar calissa diye dusunuyorum bazen? sinirimi bozuyorlar! )
 Ikisi de italyan nasil denk getirmisler bilmiyorum ama gerek el kol hareketleri gerek kirik ingilizceleri gerek jest ve mimikler olsun, buram buram akdeniz insani sicakligi, anlattiklarini dinlemesem boyunlarina sarilasim gelmisti.  Eger geek geek konusup asabimi bozmasalardi, gelin canlar,  su kapali gokyuzunun altinda halaya duralim, kanimiz kayniyor iste bu buzdolabi kuzey avrupalilari  kicimizla ittirip ortalikta cilgin atalim diye kollarina giriverecektim, el kol hareketlerini yidiklerimin.  Su ingilizlerin karsisinda heyecanli el kol hareketi yapinca adamlar bir toparlaniyorlar, cekiniyorlar  'noluyor lan'  pozisyonu aliyorlar arazi olmak icin. O yuzden heyecanlanip el kola girisen birilerini gormek,  iyi geldi bana. Ayni masada bulunan british emmi de el kol olaylarina 'anani' vucut dili ile yaklasiyordu, keyfim cok yerindeydi. 'hee, tamam tamam yaaaww' diyecektim ama ne mumkun, adamlar gitmisler open source mongo diye bir database kullanmislar, XML I begenmedikleri icin JSON diye bir seyle calismislar. Mongo her ne kadar database sisteminden cok tropic meyve ya da ne bileyim afrika ulkesi adi gibi dursa bile, anliyorum gayet rigid olan Oracle ve SQL server gibi veritabanlarini sevmemisler kullanmislar ama, Ulan Allahsizlar, neyinize yetmiyor XML, her seyle anlasir konusur, kaprisi derdi yoktur, XSL ile parse edilir diye daglara taslara vurasim geldi kendimi.
 Daha bilmedigimiz pek cok seyden vidi vidi ve bolca el kol esliginde bir salata zenginliginde bahsettiler, 1 saatlik toplanti oldu 1 bucuk saat. Bu da komik cunku normalde bir ingiliz 30 dakika ise 30 dakika, 1 saatse 1 saat yapar o toplantiyi, hicbir esneklik yoktur. Bu italyanlar da bizim gibi, laklaklak aaa zaman gecivermis…
roma'da saint pietro meydaninda dolasirken, 'vatikan nere haci' diyerek bir italyan polis memuruna adres sormuslugumuz vardi. o adam elini kolunu oyle bir sallayip oyle bir 'eeeaaaa diiiisss isss vatikaaannnoo vatikaaaaannnn' diye cevap vermisti ki, o cevapta, yayisi, rahatligi, iple kusagi, her seyi sallamisti ustumuze yani, hayran kalmistik adamdaki kendine guvene ve vucut acilarina. iste bu italyanlardan biri de, diego, ayni bu adam gibi konusuyordu, tek farki adam habire bilmedigim yeni teknolojilerden bahsediyor, eh, ustune yavsak ses tonunu ve farkli bir seyler yapma ozlemi ile yanan tutusan geek  heyecanini da ekle, al sana sinir bozuklugu.
 Toplanti bittiginde, kendisi de benim gibi microsoft'cu olan ve cilgin italyanlarin bahsettigi teknolojilerden bir bok anlamamis ingiliz abi ile, kendi ofisimize dogru buruk bir yuruyuse ciktik. Mongo ne ya, JSOn ne yaa dedim, oha adam dokuluverdi. 'evet ya onlar ne, cok kotu hissettim kendimi' falan dedi. Ben de uzulme ian, onlar da sharepoint'I database saniyorlardi deyince barzonun keyfi bir yerine geldi, dimi yaaa business objectsi de bilmiyorlardi zaten! Diye bir havalara girdi.
 Bense, akdeniz insani olan iki italyani coktan satmistim, aslansin be ian, kaplansin, senin yazdigin stored procedure'lerin tek satirina kurban olsun bunlar, amaaaaan developer degil mi, al birini vur otekine, seyim hiyar diyen yeni teknolojiye tuzlukla kosuyolar gavatlar diyor, ian'in yasli gozlerine aldirmadan sirtini sivazliyordum…

Yorumlar

  1. kızım o mongo baya tatlı bişi ya. Bir bilgisayar mühendisi olarak Microsoft ürünlerini bu kadar sorgulamadan kullanmanı kınıyorum :P Şaka bi yana heryerde kullanılıyo rahat çok diye sürekli aynı seyleri kullanmak biraz "mühendislik" e uymuyo ya. daha efficient, daha güzel şeyler arıyo insan. Allahım Haskell diye bi dil var mesela su an buraya yüzlerce satır övgü yazabilirim ama hiç bi yerde kullanılmıyor, ühü.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

en derin düşüncelerini dök bebeğim

Bu blogdaki popüler yayınlar

Blogunuza gelen ziyaretçilerin ip'sini ve nereden geldiğini öğrenmek

Blogger in ziyaretçi iplerini veren ve takip eden bir sistemi olmadıgından, blogumuza kim girmiş çıkmış görmek ve bazen yorumcularımızın nerelerden oldugunu anlamak için Statcounter isimli bir siteyi nasıl kullanacagımızı anneye anlatır gibi anlatıyorum bugun :)



Öncelikle statcounter'a üye(register) oluyoruz.


yukarıdaki imajda üye olurken çıkan ekranı görebilirsiniz.. Registration bittikten sonra alttaki ekran çıkıyor

aynen devam ediyoruz

yukarıdaki ekrana gelince, bilgileri doldurun, ortada büyük okla gösterdigim alanları default bırakıp next ile bir adım sonraya geçin.. web site title blogunuzun başlıgı, url ise adresi olaranzii. next ten sonra






















buraya statcounter sayfasında çıkan kodu yapıştırıyoruz ve save diyoruz! artık sayfamıza eklendi.
şimdi counter sayfamızda.. istatistiklere bakmak için de statcounter sitesine kullancı adı ve şifrenizle giriş yapın. yalnız tabi ki bir süre beklemeniz gerekecek :D


giriş yapınca zaten biraz evvel yaratmış oldugumuz blog profilimiz görünecek.  yukarıd…

ingiltereye geldim, nerelerden alışveriş edeyim?

Yavrucuklar, ister tatil ister iş amacı ile gelmiş olun, ingilterede alışveriş edecekseniz bu mağazalara muhakkak gidin! tamam son günlerde pound aldı başını gitti ama olsun. çok ucuz şeyler bulunabiliyor. Bargain hunterınız meröp, sizin için ayakları ramazan pidesi kıvamına gelesiye dek gezdi, araştırdı. Dev hizmet!

TK MAXX


Tk maxx acayip bir yer. 185 poundluk deri çantayı 45, 135 poundluk tommy hırkayı 35 pounda alabiliyorsunuz. Gözlük, kadın-erkek giyim, çanta, ayakkabı , parfüm, tencere, çarşaf vs.. bulmak mümkün. Çözemedim, nasıl bu kadar ucuza satabiliyorlar. 10 pounda converse aldım geçen hafta, aynısı 100 metre ötede başka bir mağazada 55 pound.

Diesel, D&G gibi  markaların güneş gözlüklerini %70 indirimle alabilmek mümkün. Ancak şöyle bir kusuru var: kapanın elinde kalıyor. yani bir kaç kere alsam mı almasam mı karar veremedim, dur yarın gelirim şuraya da bakarım diyecek oldum ve sonra bir daha bulamadım alacağım şeyi. yani herşeyden en fazla 2 tane oluyor. buldun mu alaca…

Arı Maya Dosyası: Yıllardır cevap bulamamış soruyu yanıtlıyoruz

Blogumuz ne kadar yogun bir gündemi olsa da, halk için çalışıp çabalamaya, yıllardır cevabı bulunamamış ve dimağlarımızda battal boy çöp torbası gibi sıkışmış duran sorulara yanıt aramaya devam ediyor.

Yine karşınızda bomba gibi kanıtlarla yeni bir dosyamız var. ARI MAYA

Arı maya kız mıydı? yoksa Erkek mi?

pek çogumuz çocukken tanıştı arı maya ile.. çizgi filmini izlemeyenler dahi kokulu arı mayalı silgilerle başladı eğitim hayatına. gelecegin doktorlarını mühendislerini yetiştiren bu silgiler, aslında çocuklarımız için büyük bir tehditti. neden mi? çünkü Arı maya kız mı erkek mı belli degildi de ondan!!!

Ama merak etmeyin.. eskilere -yani bize- olan olmuşsa, ahlak yönünden büyük bir darbe yemişsek de yeni nesillere bu kaosu yaşatmayacagız.

Gelin beraber inceleyelim.

Resimde gördügünüz gibi kendisi kısa saçlı, feminen olmayan patates gibi bir suratı var. ayrıca bodur ve yerden bitme oldugu kadar tıknaz ve dobican. çemçük agızını da unutmayalım!

işte bütün bu özellikleri bir araya topladıgımı…