9 Ağustos 2011

son havadisler

Sevgili blög,
Sana bu yazıyı sabah 7:14 te milton keynesden kalkıp hiç durmadan hızla gittiği yarım saatte London Euston istasyonuna varan dev, kızıl kurtçuk Virgin Treninde yazıyorum. Maalesef eve hala internet bağlanamadı (23 temmuzda satın almıştık internet pakedini). Bize şu an vaad edilen internetin 3 güne bağlanıyor olacağı ama inanasım yok.
Dün işe başladım ve bunu hemen sana höykürmek istedim tabi ki. Ancak Evde internet olmadığından ve ofiste de masam kabak gibi ortalıkta tabiri caizse koridorun üzerinde olduğu içün bunu yapamadım. Lan karıya bak günlüğüne onca para veriyoruz zaten bir halt bildiği yok bir de blog mu yazıyor Oh good lord! Demesinler. Bu yüzden internetime kavuşana dek trende yazdığım yazıları sana kopyalayıp jurnalimi saygıyla güncellemeye devam edeceğim.  (abi internet çok gerekli bişeymiş ben bunu resmen idrak ettim. Evde suların kesik olmasının farklı bir versiyonu yani)
Sevgili blog sana biraz yeni işimi anlatayım. Londrada Marble Arch var benim bu geçici işyerim orada. Çok lüks bir binadalar, ofis kiralayan bir şirket bu. We sell space and virtual office to people diye anlattılar. Ancak gelin görün ki, kekomançilikten arınamamışlar yavrucuklarım. Bana veridkleri laptopta outlook 2003 office 2003 kurulu. Neyse olur böyle şeyler dedim. Adamlar gayet sıcakkanlı ve dediklerini anlayabiliyorum önemli olan da bu. Ya bir iskoça veya hintliye denk geleydim? İskoçların şarkı söylercesine konuşması ve hintlilerin ağzında bilye çeviriyormuş gibi yuta yuta konuşmasını anlayamıyorum ne yapayım?
Geçici Müdürüm Yunanlı. Ben de türküm lan, smyrna’dan ova ben canım, nasıl döktük sizi denize? Ahhahahah dedim (ama içimden) Neyse adam zaten avustralyada doğmuş falan yani, biraz tırstım “Pis türk, Köpekkk” diye çemkirir diye ama olmadı öyle bişey. Ha olursa da zaten ben dede tarafından Nikaragualıyım Beybi diyerek sıyrılırım işin içinden. :p
Ya iş yerinin Primark’ın karşısı olması garip bi duygu. Toplantıda pencereden bakıyosun orada turist olup avare gezdigin günler geliyor gözünün önüne. Bu işi kıvırabilecek miyim bilmiyorum ama düşününce hala inanamıyorum. Çok büyütülecek bişey değil aslında 1 aylık 2 aya da uzama ihtimali olan bir iş ama en azından bir başlangıç bu. 3-4 ay önce tüpraştaki masamda oturup ne yapacağımı bilmeden kara kara düşünüyordum ve şimdi burdayım! Cidden inanamıyorum, memoyla gerçekten maceraya atıldığımızı yeni idrak ediyorum. Sen izmirdeki o lüküs hayatı (inanın türkiyede hele izmirde 2 mühendis maaşı ile buraya göre ciddi lüküs hayat yaşanıyor) bırak buraya gel J Gerçi pound aldı başını gitti ikimiz de çalıştığımız sürece burda da sırtımız yere gelmez. Ama işte delilik  be yahu! Pişman mıyım, hayır asla değilim çünkü bunu yapmak bizim 2-3 senedir düşündüğümüz ama bir türlü cesaret edemediğimiz bir şeydi. Önümüze pas gelince biz de gol attık olay bu.
Annemleri, türkiyeyi, egzosu patlak arabaların, köpek havlamalarının eşliğinde geçen sıcak yapış yapış yaz gecelerini özledim tabi ki. Türkiyenin yaygarasını özledim la! Milton Keynesde tek gürültü Cuma gecesi sarhoş nidaları. Bir korna çalın lan. Bir egzos patırdatın. O da olmadı teyzeler “Martha kııııııız Tracygilin kaynını duydun mu kocaya kaçmış” diye camlardan birbirlerine dedikodu yetiştirsinler. Ohahahah çok şey istiyorum biliyorum. Her yer kendine has işte. Yani özetle şimdilik canımı tek sıkan şey Milton Keynes’de hayatın saat 5ten sonra durması. Sokakta bir Allah kulu olmuyor ben 7 bucukta eve dönerken, sanki holocaust olmuş veya nükleer felaket ! İçim kararıyor J
Neyse aman bu da sorun olsun. Ya bugün de workshop yapıcaz dediler bir sürü soru sorucaklar bana, aman nolur bilememezlik etmeyeyim nasıl stres oldum topik blögüm anlatamam. Benden şimdilik bu kadar tom jones londradan bildirdi. (vardı  tren vardı  alo)

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Umarım güzel geçmiştir iş günün :) yaz bak habersiz bırakma bizi!Demek harrye ruh emiciler hava kararınca tenha bi sokakta saldırınca şaşırmamak lazımmış..ulan daha hava yeni kararmış neden sokakta insan yok diyodum.şaşırmamak lazımmış :))

G

Eylül'ün Cin'i dedi ki...

Bu internetin hala bağlanamaması olayı için çok Türk işi bir cümle de ben söylemek istiyorum: ''Devlet buna bir şey yapması lazım.''