19 Ağustos 2011

oldukten sonra

Cehennem hic de sandigim gibi bir yer degildi.
Duru duvarlarindan asagi akan kalin sivi su degilse de tertemizdi. Bir duvarin onunde yaprak gibi titreyerek durdum. Elimi uzattim, ama erisecegimi tutmaya korktum. Avcum degdikce anladim ki bu duvarin harcinda ben de varim.
Hic dusunmemistim icimde cehennemden bir parca bulacagimi. Ve cehennemde kendimden.
 
Seytanin bize secde etmeyerek yarattigi boslugu tanriyla dolduramamis milyonlarca insan ne yapacagini bilmeden dolasiyordu cehennemin duvarlari arasinda. Ben burayi hep sicak hayal etmistim. Ama soguktu. Gunahlarimizin buzulunda beyaz nefeslerimizle isinmaya calisiyor, bir parca sicaklik ariyor ama bulamiyorduk. Burada rahmet yoktu, sicaklik yoktu.
 
kaynayan kazanlarin yerini damarlarimiza enjekte edilmis depresyon almisti.
 
Cehennem bu yuzden sessizdi iste.
Insanlarin haykirmaya luzum gormeyecegi kadar umutsuzlukla dolu, soguk ve dipsiz.

1 yorum:

ege dedi ki...

coştun iyice! devamını bekliyoruz.