Ana içeriğe atla

1 haftasonuna 4 etkinlik - dinlenmek mi? o da neymis.

koşturmaktan ayaklar ramazan pidesi

dostlar, valla ben murphy i utandırmamak için dün bir iş görüşmesine daha gittim son anda yetiştim yalnız bana 2.30 da haber verdiler ve 4.30 da londrada iş görüşmesine yetişmiş durumdaydım!! bir de arada bütün o saçma salak konuşma işlerini hallettim yaklaşık 1 saat 45 dakka telefondaydım desem size?
siz düşünün yani dün nasıl bir gündü.

Ve tabi ki bütün banka hesabı açtırma işleri falan bugüne kaldı
bugun son bikez doktora gidiyim dedim nolur ne olmaz şu idrar yolu enfeksiyonu geçtiginden emin olayım çünkü şimdi işe başlıcam nah giderim bir daha
Neyse sabah doktra gittim adam az biraz mıncıkladı oramı buramı bişeycik yok dedi. Ve tabi ki yine eski dostum ÇİŞ TÜPÜ nü elime tutuşturdular. Saat 11 e kadar bunu doldurman gerekiyor dediler.

Dostlar ben oruçluyum ve sabah uyanınca işemiştim. Oranın tuvaletine girdim ama orada bu görevi beceremeyeceğimi anlayınca, koştur Allah eve döndüm. Evde uzun uğraşlar sonucu işedim ve tüpü doldurdum. yıkanıp temizlendikten sonra (evet takdir edersiniz ki çişi tüpün içine tutturmak epey zahmetli özellikle suje gıdım gıdım zorla işiyorsa) hemen yine otobüse atladım ve dogru GP'ye. elimde çişimle muzaffer bir edayla resepsiyona gidip "ben ve çişim geldik umarım yetişebildik ha?" dedim. Hemşire elimden tiksintiyle torbayı aldı. güzelim ben onu sabunla yıkadım zaten sizin can saglıgınızı düşünerek demek istedim ama kadın o denli asık suratlıydı ki. e tabi o da haklı napsın, sabahın göründe burnuna çişi dayıyorlar, yazık.

neyse ordan da buraya uçtum telefon susmak bilmiyor bir yandan umbrella company (sözleşmeli çalışacagım için benim vergi, muhasebe, ingilterenin ssk'sı olan national insurance gibi işlerimi halledecek firma) ve de bana iş bulan head hunterlar "nerdesin şu belge lazım, bu belgeyi imzala gönder, bank account açtın mı?" gibi sorularla ruhumu daralttılar.
neyse şu anda kütüphanedeyim çıktıları aldım, imzalanacak gönderilecek ve en önemlisi ciciler bankaya gitmem lazım daha :((
bu en zorlu sınav çünkü banka da işler çok yavaş bi hesap açmak 1 hafta sürüyor nerede kaldı muasır medeniyet, bu mu ulan Avrupa?

Yorumlar

  1. 1 hafta mı!!! niye ki :)bizde alıyon ikameti hayde 1 dakkada açıyorlar yaw

    YanıtlaSil
  2. Hakkaten ya. Neden o kadar uzun sürüyor ki? Neyini inceleyip düzenliyorlarmış o kadar acep?!

    YanıtlaSil
  3. Ay ben anlattıklarını okudukça yanlış yere gittiğini düşünmeye başladım..günden güne şüphelerim artıyo sen ingiltere yerine bi 3.dünya ülkesine mi gittin naptın bacım,endişeliyim!
    internet 1 ay,banka 1 hafta..bankaya gidince söle..bizim ülkede bankaların kapısına eleman koyuyolar standla yeterki hesap açsın insanlar diye de..

    G

    YanıtlaSil
  4. Neyse, yeni işin hayırlı olsun.İdrar tahlili de iyi sonuçlansın, sonra oralardan el salla bize.

    YanıtlaSil
  5. banka işlemi sanırım ben buranın vatandası olmadıgım için bu denli uzun sürüyor. ama emin degilim!
    normalde de böyle oluyor olabilir.çünkü diger bütün hizmetler(internet baglanması gibi) ingilizlere de aynı sürede veriilyo ona eminim :)

    YanıtlaSil
  6. güzel dilekleriniz için de teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  7. Yeni işin hayırlı olsun :) Hep yorum yazamıyorum ama maceralarını ilgiyle okuyorum, içimden de hep iyi dileklerde bulunuyorum :)

    YanıtlaSil
  8. tatildeyim bir suredir ve bir sure daha. gunde 5 dk maıllerime bakıyorum. yeni gordum son gelismeleri.sasirmadim, tabı kı havada kapacaklar seni. tebrik ederim. 10 gun sonra dogru durust okuyabilirim. obur planını bosverme ama

    YanıtlaSil
  9. evet avrupa budur cicim, hoşgeldin :) orda yine 1 haftada da olsa açıyorlarmış. fransa'da ikametgah almak için banka hesabı isterler, banka hesabı açmak için ise ikametgah. çöz bakalım!

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

en derin düşüncelerini dök bebeğim

Bu blogdaki popüler yayınlar

Blogunuza gelen ziyaretçilerin ip'sini ve nereden geldiğini öğrenmek

Blogger in ziyaretçi iplerini veren ve takip eden bir sistemi olmadıgından, blogumuza kim girmiş çıkmış görmek ve bazen yorumcularımızın nerelerden oldugunu anlamak için Statcounter isimli bir siteyi nasıl kullanacagımızı anneye anlatır gibi anlatıyorum bugun :)



Öncelikle statcounter'a üye(register) oluyoruz.


yukarıdaki imajda üye olurken çıkan ekranı görebilirsiniz.. Registration bittikten sonra alttaki ekran çıkıyor

aynen devam ediyoruz

yukarıdaki ekrana gelince, bilgileri doldurun, ortada büyük okla gösterdigim alanları default bırakıp next ile bir adım sonraya geçin.. web site title blogunuzun başlıgı, url ise adresi olaranzii. next ten sonra






















buraya statcounter sayfasında çıkan kodu yapıştırıyoruz ve save diyoruz! artık sayfamıza eklendi.
şimdi counter sayfamızda.. istatistiklere bakmak için de statcounter sitesine kullancı adı ve şifrenizle giriş yapın. yalnız tabi ki bir süre beklemeniz gerekecek :D


giriş yapınca zaten biraz evvel yaratmış oldugumuz blog profilimiz görünecek.  yukarıd…

ingiltereye geldim, nerelerden alışveriş edeyim?

Yavrucuklar, ister tatil ister iş amacı ile gelmiş olun, ingilterede alışveriş edecekseniz bu mağazalara muhakkak gidin! tamam son günlerde pound aldı başını gitti ama olsun. çok ucuz şeyler bulunabiliyor. Bargain hunterınız meröp, sizin için ayakları ramazan pidesi kıvamına gelesiye dek gezdi, araştırdı. Dev hizmet!

TK MAXX


Tk maxx acayip bir yer. 185 poundluk deri çantayı 45, 135 poundluk tommy hırkayı 35 pounda alabiliyorsunuz. Gözlük, kadın-erkek giyim, çanta, ayakkabı , parfüm, tencere, çarşaf vs.. bulmak mümkün. Çözemedim, nasıl bu kadar ucuza satabiliyorlar. 10 pounda converse aldım geçen hafta, aynısı 100 metre ötede başka bir mağazada 55 pound.

Diesel, D&G gibi  markaların güneş gözlüklerini %70 indirimle alabilmek mümkün. Ancak şöyle bir kusuru var: kapanın elinde kalıyor. yani bir kaç kere alsam mı almasam mı karar veremedim, dur yarın gelirim şuraya da bakarım diyecek oldum ve sonra bir daha bulamadım alacağım şeyi. yani herşeyden en fazla 2 tane oluyor. buldun mu alaca…

Arı Maya Dosyası: Yıllardır cevap bulamamış soruyu yanıtlıyoruz

Blogumuz ne kadar yogun bir gündemi olsa da, halk için çalışıp çabalamaya, yıllardır cevabı bulunamamış ve dimağlarımızda battal boy çöp torbası gibi sıkışmış duran sorulara yanıt aramaya devam ediyor.

Yine karşınızda bomba gibi kanıtlarla yeni bir dosyamız var. ARI MAYA

Arı maya kız mıydı? yoksa Erkek mi?

pek çogumuz çocukken tanıştı arı maya ile.. çizgi filmini izlemeyenler dahi kokulu arı mayalı silgilerle başladı eğitim hayatına. gelecegin doktorlarını mühendislerini yetiştiren bu silgiler, aslında çocuklarımız için büyük bir tehditti. neden mi? çünkü Arı maya kız mı erkek mı belli degildi de ondan!!!

Ama merak etmeyin.. eskilere -yani bize- olan olmuşsa, ahlak yönünden büyük bir darbe yemişsek de yeni nesillere bu kaosu yaşatmayacagız.

Gelin beraber inceleyelim.

Resimde gördügünüz gibi kendisi kısa saçlı, feminen olmayan patates gibi bir suratı var. ayrıca bodur ve yerden bitme oldugu kadar tıknaz ve dobican. çemçük agızını da unutmayalım!

işte bütün bu özellikleri bir araya topladıgımı…