milton keynes, sen mi büyüksün ben mi?

3 gündür uçağa bineceğim diye tırıs tırs olduğumdan xanax alıyordum. Sağolsun, beyni tamamen shut down ettiği için düşünmeye ve endişelenmeye fırsat bulamadan, "aman hostes neden dudak büzdü", "bu ses nerden geldi?" , "pilot neden anons yapmıyor?", "ya tekerlek açılmazsa?", "neden hala alçalmadı lan bu uçak?" gibi değişik felaket senaryosu triggerlarını derdest edebildim.
İlk kez easyjet ile uçtum ve gerçekten millet kıçından uydurmayı çok seviyormuş bunu anladım. bir kere uçak yepyeniydi. (bir yerlerde easyjette koltuk bitleri var diye okumuştum)
Hostesler süper tatlıydı (az para veriyorlar, hostesler kaba saba diyorlardı)
Hiç sallanmadı (easyjet iyi ama beşik gibi sallanıyor demişlerdi)

Ayrıca yeme içme ekstra paraydı ama fiyatlar çok uygundu. Starbucks kahvesini, sıcak kakaosunu 2,5 pounda sandviçi 4 pounda satıyorlar daha ne olsun acıkan alsın yesin. 50-100 euro arasına bilet alıyorsun sonuçta. bedava dağıtsa 200 euro vereceksin bilete, bizim millet kazıklanmayı seviyor bence :)

Bunun dışında gelir gelmez bizi mehmet'in şirketinin anlaşmalı taksisi aldı. Adam çok dertliydi. Pakistanlı diye çok ırkçılık yapıyorlarmış kaç kere dayak yemiş falan. üzüldük tabi. ancak arkadaşımızın altındaki mercedes'in kendisine ait olması yüreğimize su serpti.

2 saatlik araba yolculuğu sonunda dünyanın en eğlenceli kenti olan Milton Keynes'e varmıştık. Otel (ramada encore) şehir merkezinde olduğu için etrafta pek çok pub vardı. Partici ingilizler gene ayyaşlığın doruklarında bağıra çağıra geziyorlardı. Otele bir girdik işte hoşgeldin beş gittin aaa Türk müsünüz? Bizim officer da türk diye adamcağızı çağırdılar. Tanıştık numaralar alındı verildi. Umarım ev konusunda tavsiye alırız.

Kime sorsak ev tutmayın çok pahalı diyor. Biz çok mu iyimseriz? Tek maaşla olmaz mı ki?
Böyle işte. şu an tıka basa corn flakes ve domates dolu bir kahvaltı sonrasında bunları Ramada'nın public alanında yazıyorum. Mehmet yukarıda koko peşinde.

2 senedir falan çok istediğimiz bir şeyi gerçekleştirdik. Öyle garip bir duygu ki. Bundan sonra burdayız? İnanılır gibi değil canlar. Şimdi keklik gibi otelden otele sekerek geçeceği için sanırım Tatil havasında olacağız ama ev tutma işleri de tam gaz devam edecek.

be hey milton keynes!! seni yenecem diyerek, arabesk vedamı da yapar, internet camiasında yarattığım rahatsızlığı ise "sooaaareeeeeeey" diyerek örtbas etmeyi borç bilirim.

You Might Also Like

8 yorum

  1. vay vay vay demek vardınız.hayırlısı olsun umarım herşey gönlünüze göre olur.ayrıntıları merakla bekliyorum

    G

    YanıtlaSil
  2. şu an için tek ayrıntı, başımızı sokacak yer bulma arayışı :D

    YanıtlaSil
  3. ceroş daha büyük ve milton keynes acı da olsa öğrenecek bu gerçeği :)

    YanıtlaSil
  4. egecigim, burada dazlaklar varmış :p belki beni döverler!

    gülş, koko peşinde = çatır çatır sıçma'nın kibarcası :p

    YanıtlaSil
  5. valla sen şanslıymışsın, benim easyjet uçuşum korku filmiydi yeminle!

    YanıtlaSil
  6. ingilterede kiralar çok yüksek diye duymuştum özellikle londrada filan.800 pounda birminghamda ev tutumuştu bi tanıdık ama sizin oralarda nasıl bilmiyorum.evin resimlerinide koy bari tutunca :)

    meraklı okuyucu G

    YanıtlaSil
  7. xanax hakikaten işe yarıyor mu?! ben de fransa'ya gideceğim daha 1 ay öncesinden gerginliğim başladı, deli gibi gitmek istiyorum ama uçağın fikri bile mahvediyor beni!

    YanıtlaSil

en derin düşüncelerini dök bebeğim