tek başına 2. gün: ramazan pidesine dönüşen ayaklar

Ben bugün nasıl geçti anlamadım..
sabah çıktım oxford street'e gittim. primarka çorap ve pantol almaya gidecektim hesapta.  neyse ben orada alışveriş yaparken 3 tane head hunter aradı. kahvaltıda da 1 tane aramıştı. bakalım geri dönecekler mi kekolar.

neyse, ben orda böyle bi gözüm dönmüş, next, wallis, marks and spencer, dorothy perkins, new look, debenhams, bh, house of fraser derken bi baktım saat 3 olmuş ve ben ölmek üzereyim. gerçekten. ayaklarımdaki zonklama ile karışık o nahoş duygu beni kendime getirdi. elimde torbalar vardı. pantolon almaya gelip broş, kolye, güneş gözlügü, tunik, legging, body, pijama alacak kadar kendimden geçtigim için yürürken bir de zorlanıyordum...

ve acıkmıştım.
debenhamsın tuvaletlerinde boşaltım yaptıktan sonra metroya gittim ve bond streetten gerisin geri otele geldim. yolda chicken tikka masala ve pilav aldım, otel odasına gelip hömür hömür yerken maillerime bakıyordum bir yandan da....

Rebecca aramıştı, sasha telefon görüşmesi ayarlamıştı falan. neyse bunların hepsine cevap yazıp biraz totoyu dinlendirip gene sokaklara çıktım. ve dostlarım ayaklarım akılsız başın cezasını çekmeye programlanmış olacaklar ki gene PRIMARK a götürdü beni. orada bir buhran geçirip 6 tane pijama altı aldım. evet tam 6 tane! inekli, maymunlu, köpekli, kalpli, ekoseli. cosy sock mu ne bok, ondan da aldım bol bol. not defteri, şemsiye, elime ne geçtiyse o buhranda almış oldum. mehmet ağzımı yırtacak (:

sonra geri geldim. sözde bugün hyde parka gidip gayet elit bir şekilde çimlerde popo yayarak kitap okuyacaktım. hava da güneşli ve açıktı yagmur yoktu ama ben hyde parkın içine girmeden 2 kere oxford caddesine gittim olay budur. yani doğayı alışveriş merkezlerine sattım.

ayrıca bütün gün kimseyle konuşamamak beni deli etti bu yüzden çeşitli alışveriş merkezlerinde gözüme kestirdgim tezgahtarlarla iyi niyetli ufa sohbetler gerçekleştirdim. :)

şu primark beni öldürüyor. türkiyeye dönmeden oradan iki çuval daha almazsam bana da ceren demesinler. 3 pound a mis gibi çantalar var lan. hepsi benim olacak işte o kadar!!!!

gördüğünüz gibi sıla, gurbet, aile ve arkadaş özlemini alışveriş tutkusu ile sıvayan 2 boyutlu biriyim. iyi geceler der,hayatta mutluluklar falan dilemeyi de eksik etmem.

You Might Also Like

4 yorum

  1. kralice'nin seni aramasini bekliyorum ben, selam soyle o zaman benden de.

    YanıtlaSil
  2. püü kudurdum burada okurken bu postu :(( hayalim benim İngiltere :( asistanınız olayım Meropeğ! ( yabancı dil var, seyahat engeli-evlilik-çoluk çoççuk yok.referans:blogum :D)

    YanıtlaSil
  3. primark'ı bulmuşken sömür, kesinlikle doğru olan bu

    YanıtlaSil
  4. insan kurtlusuna da getirir bişiler ama, aaaaa!

    YanıtlaSil

en derin düşüncelerini dök bebeğim