16 Ocak 2011

Pars vite et reviens tard & Mumu

Geçen hafta Digiturk Festivalde  Pars vite et reviens tard / Have mercy on us all veya Türkçeye sunulan adı ile Ölüm Tohumları'nı izledim ve gayet beğendim..

Pariste bir modern zaman tellalı, halkın meydanda okunmasını istediği notları bıraktığı kutusundan çıkanları hergün kalabalığa okumaktadır. (insanlar bir de bahşiş bırakıyorlar, adamın ekmek kapısı bu) Fakat bir gün gelir, bu mesajların içinden kıyamet / felaket çığırtkanlığı yapan tehditvari mesajlar çıkmaya başlar... Bu ucubik notları yazan kimliği belirsiz manyak olayı daha da büyütüp apartmanların kapılarını işaretlemeye başlayınca işler çığrından çıkar. (Yönetmen Régis Wargnier)

Yedibela Komserimiz, esas oglan..

Dün de Mumu /  Matmazel Mumu  isimli yine bir fransız filmi izledik Memo ile. Bu filmi Le Petite Nicolas tarzı bir şeydir diye umutla izlemeye başladım ama alakası yok. Küçük Roger, annesinden de babasından da kötü muamele görmekte, annesi babası onu evde istemediği için yatılı okulda okumaktadır. Fakat gittiği her okuldan atılmayı bir şekilde başarır. En sonunda Mumu adında hafif kafadan kontak bir öğretmenin bulunduğu okula gider ve Mumu ile Roger arasında bir sevgi filizlenir. (Çocuğu kimseler sevmemiş ne yapsın... ) bol bol dayak ve küçük çocuk aklı gariplikleri ile süslü "eh işte" bir film. (Yön. Joél Seria)

çatlak mumu çocuklara yaşam fonksiyonlarını yanlış amaçlarla
kullanmalarının bedelini ödetiyor.. bol bol dayakla!
şu moviemax festival iyi oldu gerçekten. hep amerikan filmi izliyorduk şimdi değişik milletin filmlerini de seyretmeye başladık. Gerçi ben kapıyı fransız filmleri ile araladım, çok da fazla -başka- avrupa filmi izlemedim ama olsun. bu da bir başlangıç. memo'nun fransızcasını ilerletme aşkı yüzünden de fransızları tercih etmiş olabiliriz tabi! o da ayrı konu. neyse izlerseniz ilkini izleyin, iyi seyirler.

3 yorum:

creep dedi ki...

mumu dediğin gibi ehh işte.
TV5' de syrettim bende.
Yüzeysel, derine inmemiş bir film.
Çocuk gözüyle bakılan bir saçma erotizm.
Sınıfta öğretmenin bacaklarına bakmalar, arkadaşıyla, banyoda ki anneyi rontgenlemeler.
Her fransız filminde gördüğümüz monologlar

Merope dedi ki...

Mumu da beni etkileyen erotizm den çok dayak oldu. zaten 1-2 sahne dışında aman aman bir şey yoktu ama dayak bolca vardı :)

ege dedi ki...

denk gelirsen costa-gavras'tan le couperet adlı filmi tavsiye ederim. iş hayatıyla da direkt ilgili, çok ilginç bir fransız film.