insanların canavar yanları ile tanıştınız mı?

of ki ne of.. çok uzun konu aslında, ama azcık bir vaktim var ve hemen anlatıcam ne oldugunu.

 bir uçak yolculugunda, çok sevimli bir çift oturdu yanımıza. hatta kardeşimle ben tam yanyana olacak şekilde koridora yerleştirilmiştik ne hikmetse (online check in yaptıgımız halde sonradan degistirilmişti yerler), ve kardeşim bu bebekli çiftin hemen yanına oturmuştu. uçak kalkınca, baktık ki benim  yanım boş, kardeşcan benim yanıma geldi ve bu çift, bebekleri ile daha rahat oturma şansı buldular, hatta bize teşekkür ettiler.yani, ne bileyim dünyaya hiçbir zararı olmayan gayet mülayim iki insan ve bir bebek.

derken efendim, yemekler dagıtıldı. uçak yemegi altı üstü, uyduruk yani. 2 çeşit yemegin bir çeşidi bizim oraya gelene kadar bitmişti. ne olduysa ondan sonra oldu zaten. sevimli çift, bir olay çıkardı ki sormayın dostlar. hostes, hanımefendi, bitti, elimden ne gelir ki dedikçe, kıza  ne hakaretler ettiler.. aman yarabbim. agzım açık kaldı yani. kadın ben bunu yemek zorunda mıyım, o kadar para veriyoruz ayıp yani nasıl bitti diyebilirsiniz!!! diye yeri göğü inlettikçe kocası da karıma haksız diyenin agzını kırarım modundaydı.

bakın kadın haklı olabilir, iki yemekten de bolca getirebilirler de, bu bize uçak biletinin daha pahalı yansımasından baska ne getirir ki? kaldı ki, karşında 20li yaşlarda gencecik bir hostes kız var, elinden bişey gelmedigini, yemegin tek çeşit kaldıgını söylüyor, sen onu ezdikçe eziyorsun sanki THY nin ceo su var karşında be kadın.. 5 dakka önce gözüme dünyanın en şeker çifti görünen insanlar bir anda öyle tuhaf göründüler ki frankeştayn  onların yanından yavru kedi olur o derece..

bir kere de çok sevdigim bir  arkadaşımda görmüştüm bunu. bir başkasına o kadar acımasız davranmıştı ki, hem de hak etmedigi halde. ve ben de o anda birşey dememiştim, çok üzülüyorum şu an demedigime. resmen karaktersizlik ettim sırf arkadaşım diye o çiğliği yapan. halbuki kendi fikrimi söylemeliydim, yapma etme demem lazımdı ne olacaksa olsun..

finali de gene bir "neden bişey demedim?" pişmanlıgımı anlatarak yapayım. Hrant Dink'in öldürülmesinden  2-3 sonra, serviste bir adam "ooohoo amma tantana ediyorlar, öldü de iyi oldu bir pislik eksildi" gibi bişeyler söyledi. Bunu söyleyen adamı hergün görüyorum, hergün neden o gün bişey demedim ki? diye kafamda kuruyorum. adamı gördükçe bogazıma diziliyor kelimeler. korkaklık ettim o gün; vallahi de billahi de ettim.işyerinden biriyle, hele de benden yaşça ve kademece büyük biriyle kavgaya girişmeye çekindim.. etseydim de, adamın fikirleri değişmezdi tabi ki benim bişey dememle, ama en azından tiksindirici dangalaklıgını, ulu orta sergilemek konusunda çekingenleşebilirdi. ah tabi, ne olacak, senin deden de ermeni zaten de diyebilirdi bilse.. bu modellerin kafaları anca o kadar çalışıyor..

herkes canavarlaşır arada sırada. hatta üzülerek itiraf etmeliyim ki, ben sıkça sevdiklerime canavarlaşıp onların kalbini kırıyorum galiba..

resim için: http://www.dace.co.uk/portrait_j.htm

You Might Also Like

1 yorum

  1. bu insanların canavar yanı varya feci.ve şu konudaki düşüncenide çoooooooook iyi anlıyorum.bişeler olup bittikten sonra zihnimde canlandırdığım azarlama seansını aslında hiç oynama fırsatı bulamamam.sonradan çok içine oturuyor insanın,acımak yok bundan sonra!bu da bi tür canavarlık olurdu herhalde:D

    YanıtlaSil

en derin düşüncelerini dök bebeğim