iki film birden

cumartesi bacımla sinemaya gittik. biliyorsunuz öss ye 1 ay kaldı, bacım da dersaneye gitmiyorum ulen bugun diye isyan bayragı çekti. haklı tabi çocuk, vallahi o köpekbalıgının agzında yaşayan balıkların bile hayatı daha kolaydır şu öss çocuklarınınkinden.. zavallılar, sürekli ders..ders. çalışmasan da lafı dolanıyor etrafında, öyle iyi anlıyorum ki o sıkıntıları. biz de geçtik o yollardan..

neyse efendim, haydin bari sinemalara koşalım dedik. önce x-men wolverine e gittik..ordan çıkınca da löp star trek e. gider gitmez 2 tane bilet aldık üst üste.. benim zaten istedigim bişey bigun sabah erkenden gidicez akşama kadar o filmden çık ona gir.. ama bu sefer bütün gün olamadı, 13:45 te girdik, 7ye dogru çıktık işte.

güzeldi, ikisi de sürükleyici keyifli filmlerdi. ama wolverinde bazı salakça şeyler vardı ki gıcık etti. mesela efendim wolvi o muhteşem uzvunu adama sokup çıkartıyor herif kan revan içinde ama pençeler gıcır gıcır lekesiz, kan bulaşmamış olur mu. o kadar überfantastik şeye inanıyosun lan götelek, ona niye takıldın demeyin teessüf ederim bak.

Star Trek ise hoştu, eğlenceliydi de son 15-20 dakkası baydı beni. Chris pine cuk oturmuştu kirk rolune. Lostun yapımcılarından zaman kaymaları ile dolu bir film görmek ironikti vallahi.

Eğlenceli filmdi de, ne bileyim, bişeyleri eksik gibi geldi, kimbilir belki de eksik olan benim StarTrek fanatigi olmayışımdır... Uzayda geçen şeylere hiçbir zaman sempatiyle bakmadım Neriman..

You Might Also Like

0 yorum

en derin düşüncelerini dök bebeğim