Annem...

anneme sarılmak, onun iki gögsünün arasındaki bosluga, kafamı yaslamak, içime o kokuyu çekmek...çocukken nasıl severdim bunu, nasıl bağlıydım anneme, onun ölmesinden deliler gibi korkarak nasıl geçerdi her saniyem?

çoğunlukla beni kendisine çok bağımlı olmakla, onu da beni kendisine çok bağlı yetiştirmekle suçlamışlardır. ama bilmezler ki bu bağlılık aslında bir de rüzgarın estirdigi dallardan kopan yapraklar gibi yıpratırdı bizi?

kedi köpek gibi kapışırdık, öfke dolardık birbirimize nedensiz bazen. bazı bazı hala öyle. sonra ansızın göz göze gelir ve gene sarmaş dolaş oluverirdik.

hani derler ya "annemle arkadaş gibiyim" işte, yeminle bak, iki gözüm aksın ben hep öyleyim annemle. annemle seks hayatını konuşurum, benimkini de sıkla, iki arkadaşın çok samimi olsalar bile etegini kaldıramadıgı konuları pançaklarız.

babamı hiçbir zaman annemi sevdigim kadar da sevmedim. aşıktım ben anneme. işte belki o yüzden ona aşık oldugum adamı tanıştırınca tepkisini ondan hoşlanmayarak verdi, ilk görüşte. anneler çocuklarının büyüdügünü kabullenemezler diceksiniz ama,
anneme büyüdügümü ispatlama derdim de olmadı ki benim, ben büyümek, yetişmek, kocaman olmak istemedim ki hiç.

zaten tepemde annelik taslayan yasakçı bir kadın olmadı ki yahu. belki biraz manikti, biraz depresif, neşesi ve öfkesi belli olmazdı.

ama ben çok sevdim annemi hep, bulanık anılarımda beraber sera'ya gittigimiz, fırfırlı eteklerim rüzgarda uçuştugu, çiçeklerin isimlerini ezberlemeye çalıştıgım ve beraber ugur böcegi uçurdugumuz günleri anımsadım. kimi zaman ögle uykusunda seyrettigim küçük güzel yüzünü, endişeli gözlerini, dertleri ile içine kapanışını bazen.

ama hepsinden çok, çıplak güzel vucuduna bakıp, kendini begenme nidalarını, ah bir gün ölürse annem benden evvel, onu hep güzel güneşli bir ögleden sonrasında, aynaların önünde kendine seksilik tanımlamaları yaparken anımsayacak mıyım, evet.

peki onun kızı oldum mu? o kadar garip ki, lisede bir arkadaşımla "benim annemle ilişkim çok özel,kimsenin öyle olamaz" diye kavga ettigimi anımsıyorum. Evet, bunun hala da arkasındayım. Evlendim ama ondan uzaklara gidemedim, eşime ilk şartım, anneme yürüyerek en fazla 5 dakkada olacak bi yere gitmekti. Ben mi anneme dayanacaktım? annem mi bana. hayat tuhaf aslında, ve yagmurun altında anneme bazen ben şemsiye oldum, bazen o bana. bazen sucuk gibi ıslandık ikimiz de. peki onun kızı oldum mu, asıl mesele bu.

bir yandan oldum gibime geliyor, bakıyorum, ona ne kadar benzedigime (ama kötü yönlerin) karamsarlık, depresyona yatkınlık, dalgınlık, saflık (sazanlık manasında), uyanık olmayı çok arzulayıp olamamak... öte yandansa o hiç benim gibi geveze ve tembel olmadı, tombik olmadı, olamadı.

ama kardeşimle anneme baktıgımda, sanırım ben ilkay ın kızıyım diyorum, onun begenisini alabilmek umudu ile, iş yerinde en büyük zammın bana yapıldıgı gün gidip : anne başarılı oldum dimi ben? diyorum, başını sallıyor, sonra gözümün önüne onun sevdigi aşk filmlerini seyrettigmiz trt 1 geceleri geliyor.

Pek çok arkadaşıma bakıyorum, anneleri ile hiç yakın degiller, olmamışlar olamamışlar. Düşünceleri, planları, tasarıları ve bunlara anne figurunun etkisi öyle başka ki.
hem öğrenciyken, benim anneme anlatmadıgım hiç bişey yoktu, ne bir gün yalan söyledim, ne başka şey. ne öpüştügümü, ne başka şeyimi saklamadım. evlenmeden birileri ile yatmış olsam bunu da saklamazdım. ah annem, ona tek bi sırrımı, tek bir derdimi anlatmamış olsam, sanırım çatlardım ömür boyu.


annem romanını yazıyor, sinirleri harap durumda bir sürü şey yüzünden.
ermeni babaannesinin ve babasının hayatını kitaplaştırma peşinde. belki blogumu okur. canım annem, çok seviyorum seni, seksopartam.
aşk böcegim, sütlü çalım, osmanlı çilegim, ve daha bir sürü şey.

You Might Also Like

2 yorum

  1. alişmak kolay değil ama kabulleniyorsun eninde sonunda..allah can sağlığı versin hepimizin annelerine ve uzun uzun ömürler

    YanıtlaSil
  2. amin :)
    yermesi ve sevmesi, herseyleri ayrı bi güzel

    YanıtlaSil

en derin düşüncelerini dök bebeğim