Ana içeriğe atla

1 haftasonuna 4 etkinlik - dinlenmek mi? o da neymis.

Kings of Doom


Bu yaşıma geldim hala metal dinlerim.
Hatta daha da ileri gideyim ; sert tabir ettigimiz türde olmayan bişey dinleyemem.

My dying bride da en sevdigim gruplardan biri, Doom metal midir, black midir ben çok da anlamam hatta pegasus havayollarının dergisinde "avantgarde doom metal" türü müzik yaptıklarını okuduktan sonra müzik kategorilerine küstüm bunu da belirteyim.

bride'ın ekim 2006 daki konserlerine Memoşumla gitmiştik, inanılmaz iyiydi sahneleri. Hele Aaron resmen şov yaptı. kah isa oldu, cry of mankind ile, kah dreaful hours da annesine ağlayan küçük bir çocuk oldu coşturdu bizi. Artı, kafası iyi gibi bir izlenim bıraktı üzerimizde.




Adamın sesi çok iyi olmasa da sanki şarkılarda çok güzel. Normalde her şarkı yazılır, bestelenir daha sonra sanatçı kendine göre yorumlar ya, sanki MDB şarkıalrı öyle degil. Sanki bir terzinin birine giysi hazırlaması gibi Aaron'a özel yapıyor, Aaron un sesine giydiriyorlar şarkıyı.


Aaron çok uzun boylu. öyle böyle degil. sahneye çıkınca ulan bu ne? elektrik diregi çıktı sahneye diyosunuz. Adama Allah boy vermiş arkadaşlar..



Aslına bakarsanız Aaron dan başka diger grup elemanlarını tanımıyorum. Lepiska saçlı sarışın abimizi de selamlıyorum adını unuttum. 2 Yukardaki resimdeki "kodummu oturursun" gitaristini de istanbul konserinden hatırlıyorum maşallah verimli yerlerde büyümüş sanırsam, en boy yerindeydi.


Aaron yine bir konserde yerde sürünüyor, huyu kurusun.


Ayrıca Aaron konserlerinde yerlerde de sürünüyor. Her yol var! ahahah.. cidden, kendinden geçiyor, ağlıyor mu artık, ne gibi duygulara gark oluyorsa, önce diz çöküyor ki bu da sahneden 2 metrelik biseyin eksilmesi demek, sonra da bir bakıyorsunuz adam görünmüyor. Yoruldu garip, yatıyo herhalde diyor üstüne gitmiyorsunuz dicem ama o yatarken zaten seyirci çoktan kendinden geçmiş oluyor. MDb istanbul konserinde en ön sıradaydım ve dreadful hours sonrası yanımdaki çocuk demirlerin üzerinde egilmiş vaziyette 5 dakika kadar baygın kaldı. Abartmıyorum! baygın kaldı diyorum çünkü herif konser basından beri kafasını kopartmaya çalışıyordu (headbang ile) sonra dedigim sekilde demirin üzerine düştü, 5 dakka kımıldamadı, şarjı bitince kalktı devam etti!

Manyak fanatiklerini geçelim, biraz da şarkılarına bik bik edelim,

Ne güzel şarkıların var my dying bride.. Ah ah, gelin gelin, şarkılarına bir göz atalım. Çekinme yavrucugum, kendi evin gibi, gir aaa!


One of beauty's daughters

Manyak demeyin ama bu benim uyanma alarmım..

"Your name will walk the years of shame
Your hands, my face, the look, the taste

To gaze how fondly..." Telefonum buraya kadar öttürüyor.

A kiss to remember

Oy Oy oy.. siberuzaydan gelmiş derecede güzeldir. Öyle güzeldir ki sanki bu dünyada yaratılmamıştır, şahanedir.

Lay me down
Down with all of them
And forget me
Like you forgot the rest of the

Ve bittabi Dreadful Hours.. Nedense bana Fazıl Hüsnü Dağlarcanın "üfleme annecigim korkuyorum" şeklinde başlayan ağır hasta şiirini anımsatır.

Kimisi isa ve meryem den bahsediyor der bu şarkıda .. olabilir de. God in heaven can you hear me dedigine göre. Konserde Dinledim bunu muhteşemdi.

Ya She is the dark ta mükemmeldir. İlk dinleyişte çok etki etmese de ben canlı dinledikten sonra inanılmaz etkilendim bu şarkıdan.

Neyse, uzadıkça uzadı bu yazı. Sen! bir gün my dying bride dinlemek istersen şu şarkılarla başla e mi?

1- Dreadful Hours
2- A kiss to remember
3- Your shameful heaven
4- One of beauty's daughters
5- Sear me
6- Black Voyage
7- She is the Dark
8- For my fallen angel
9- Edenbeast
10- Your River

Not: Liste begenime göre sıralanmamıştır, aklıma geliş sırasıdır.

We are my dying bride der, selam ederim tüm mdb severlere.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Blogunuza gelen ziyaretçilerin ip'sini ve nereden geldiğini öğrenmek

Blogger in ziyaretçi iplerini veren ve takip eden bir sistemi olmadıgından, blogumuza kim girmiş çıkmış görmek ve bazen yorumcularımızın nerelerden oldugunu anlamak için Statcounter isimli bir siteyi nasıl kullanacagımızı anneye anlatır gibi anlatıyorum bugun :)



Öncelikle statcounter'a üye(register) oluyoruz.


yukarıdaki imajda üye olurken çıkan ekranı görebilirsiniz.. Registration bittikten sonra alttaki ekran çıkıyor

aynen devam ediyoruz

yukarıdaki ekrana gelince, bilgileri doldurun, ortada büyük okla gösterdigim alanları default bırakıp next ile bir adım sonraya geçin.. web site title blogunuzun başlıgı, url ise adresi olaranzii. next ten sonra






















buraya statcounter sayfasında çıkan kodu yapıştırıyoruz ve save diyoruz! artık sayfamıza eklendi.
şimdi counter sayfamızda.. istatistiklere bakmak için de statcounter sitesine kullancı adı ve şifrenizle giriş yapın. yalnız tabi ki bir süre beklemeniz gerekecek :D


giriş yapınca zaten biraz evvel yaratmış oldugumuz blog profilimiz görünecek.  yukarıd…

ingiltereye geldim, nerelerden alışveriş edeyim?

Yavrucuklar, ister tatil ister iş amacı ile gelmiş olun, ingilterede alışveriş edecekseniz bu mağazalara muhakkak gidin! tamam son günlerde pound aldı başını gitti ama olsun. çok ucuz şeyler bulunabiliyor. Bargain hunterınız meröp, sizin için ayakları ramazan pidesi kıvamına gelesiye dek gezdi, araştırdı. Dev hizmet!

TK MAXX


Tk maxx acayip bir yer. 185 poundluk deri çantayı 45, 135 poundluk tommy hırkayı 35 pounda alabiliyorsunuz. Gözlük, kadın-erkek giyim, çanta, ayakkabı , parfüm, tencere, çarşaf vs.. bulmak mümkün. Çözemedim, nasıl bu kadar ucuza satabiliyorlar. 10 pounda converse aldım geçen hafta, aynısı 100 metre ötede başka bir mağazada 55 pound.

Diesel, D&G gibi  markaların güneş gözlüklerini %70 indirimle alabilmek mümkün. Ancak şöyle bir kusuru var: kapanın elinde kalıyor. yani bir kaç kere alsam mı almasam mı karar veremedim, dur yarın gelirim şuraya da bakarım diyecek oldum ve sonra bir daha bulamadım alacağım şeyi. yani herşeyden en fazla 2 tane oluyor. buldun mu alaca…

Arı Maya Dosyası: Yıllardır cevap bulamamış soruyu yanıtlıyoruz

Blogumuz ne kadar yogun bir gündemi olsa da, halk için çalışıp çabalamaya, yıllardır cevabı bulunamamış ve dimağlarımızda battal boy çöp torbası gibi sıkışmış duran sorulara yanıt aramaya devam ediyor.

Yine karşınızda bomba gibi kanıtlarla yeni bir dosyamız var. ARI MAYA

Arı maya kız mıydı? yoksa Erkek mi?

pek çogumuz çocukken tanıştı arı maya ile.. çizgi filmini izlemeyenler dahi kokulu arı mayalı silgilerle başladı eğitim hayatına. gelecegin doktorlarını mühendislerini yetiştiren bu silgiler, aslında çocuklarımız için büyük bir tehditti. neden mi? çünkü Arı maya kız mı erkek mı belli degildi de ondan!!!

Ama merak etmeyin.. eskilere -yani bize- olan olmuşsa, ahlak yönünden büyük bir darbe yemişsek de yeni nesillere bu kaosu yaşatmayacagız.

Gelin beraber inceleyelim.

Resimde gördügünüz gibi kendisi kısa saçlı, feminen olmayan patates gibi bir suratı var. ayrıca bodur ve yerden bitme oldugu kadar tıknaz ve dobican. çemçük agızını da unutmayalım!

işte bütün bu özellikleri bir araya topladıgımı…