National Tırt - Book of Sieee

Perşembe, Ocak 17, 2008


Dün sınavdan çıkınca hayli karışık bir kafa (geçer miyim acaba?) ve bir o kadar da bunalmış bir ruh hali ile sinemaya gittim. Maskeli beşler ve çılgın dersane zaten yanına bile yanaşmayacağım türden, bir de reese witherspoon hamfendinin -ki kendisinden hiç hazzetmem- bir filmi vardı, ona da nooo dedikten sonra Da vinci şifresi rüzgarına kapılarak yapılmış olan National Treasure filmine gitmeye karar verdik, en azından eğlenceli olabilirdi! Yani sonuçta bilmeceler olacak, bunu bekliyorsun, çözmek için kafa patlatacaklar, sonuçta sabun köpüğü bile olsa izlemesi zevkli, kafa dagıtıcı bir film olacak diye umuyorsun ama nerdeeee? Şimdi öncelikle belirtmeliyim ki Nicholas Cage den nefret ederim bir oyuncu olarak, bu filmde o nefreti baya pekiştirdi.. Yani klişe, klişe, klişe dir kendisi. Her filmde mi hayatını başkaları için feda eder insan? Her filmde mi ölümlerden döner onbeşbin defa? Hep fedakarlık hep gurur, hep kahramanlık. Al con air i, vur national treasure a, next'e. Tamam abinin bir iki değişik ve çok güzel filmi olabilir, ama %90 ı budur Nikilis ın rollerinin. Zaten o ağlak surat, pörtlemiş bakışllarla daha ne olabilir ki? Sen kim nick, bulmaca çözmek kim. Hayır tutup Da vinci şifresinde Tom Hanks i oynatan zihniyetten zaten daha iyisini beklemedim ben ama... neyse..



işte tipik bir nick bakışı. şappesin olum. yakışmıyo işte sana kahramanlık. karı kılıklıııı! burdan yapımcılara sesleniyorum. Nick kardeşimizi lütfen artık kahramanlık gurur ve fedakarlık gibi duygulardan uzak tutalım. Mümkünse bir ömür boyu "sir" demesin. Holivuuud duy sesimi!


Gelelim National Tırt -2 ye. Efendim yine bir bulmacayı ortalama bir osuruk süresinde çözüyor Nicholas. Büyük büyük babası da aynı bokmuş bunun, hep bulmacalar, hazineler, zındıklık boş işler... Yani, özetle, nicholas, anasının çalışma masasını tersten görüp 32 tane bulmacayı hacamat ettikten sonra, ben altın nistemem, ben aile şerefimi kurtarmak isterim diyip, Diane yengemizi de ortalama bir kavrayışla yeniden kendine vurgun ediyor. Iyyy kendimden tiksindim ya yeminle. Yani hele Amerikan başkanı olacak o jigolo kılıklı herif ile Nikılıs ın konuşmaları kusulacak kadar klişe ve bayattı. Zaten nerde bir klişe yıgını orda walt disney desem abartmış da olmam herhalde.

Sonuç olarak, tırt bir film. gitmeyin bence. filmde dikkat çeken bir başka unsur da helen mirren ın o yaşta o dolgunluktaki memeleri. kesin slikon canım. (peh)

You Might Also Like

0 yorum

en derin düşüncelerini dök bebeğim